Birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum.”
Irvin D. Yalom
Yaşam rezillik aslında ,midemi bulandırır hep;yaşamla başa çıkacağımı ,insanlara dayanabileceğimi ummazdım bugüne değin,utanç duyardım bundan ötürü,ama sen ,bir şey öğrettin bana şimdi,dayanılmayacak gibi olan yaşam değilmiş meğer.
Yaşam rezillik aslında ,midemi bulandırır hep;yaşamla başa çıkacağımı ,insanlara dayanabileceğimi ummazdım bugüne değin,utanç duyardım bundan ötürü,ama sen ,bir şey öğrettin bana şimdi,dayanılmayacak gibi olan yaşam değilmiş meğer.
Müzik silahtır, demişti annem; bütün silahları dayadığımda kulaklarıma, intiharıma sessiz de kalmıştı üstelik. Her şarkıda kurşuna dizildi bedenim, ben ölümüme aşık ve ona pür dikkatim.


kirli yüzlü melekleri var Attila İlhan’ın, benimse güleç yüzlü cellatlarla dolmuş yeryüzüm. üstelik bir güneş almış bütün renklerimi, siyah bir silüet gibi kadınım şimdi.


bahsettiğim saat akranı..dönüş dolaşıp aynı yerlerden geçiyoruz, aynı hatalardan..bilirsin saat akranı döner dolaşır ve aynı yerlerden geçer. ve biz de bir saat akranı hikayesi yazıyoruz.
Bugün sekiz saat boyunca bir masada oturup gelen gidene gülümsedim, birilerine hanım, bey diye hitap edip mevkilerine karşı hassasiyetlerini ölçtüm, bana güzel dileklerde bulunan insanların içimdeki yerlerini tarttım, onunla çarpışır gibi oldum, ama gözlerine hiç bakmadım, ya da az baktım, olsun konumuz bu değil, okulun bahçesinde kutu kutu pense oynadım, trene bindim, yanımdaki adam uyuşturucu kullanmıştı ayakta duramıyordu, göz atları bir ağacın halkaları gibi şerit şerit olmuş, pespembeydi, gözleri solmuş ve eskitilmiş bir maviydi, bakıp bakıp gülümsedim, karşılık olarak verdiği ifadenin anlamını çözemedim, birine yol tarif ettim, alt geçitte çocuklar belki üstümüzden bir kuş geçeri söylüyorlardı, ağlayasım geldi, bir adam yeşil ışık yanarken kenarda öylece durdu, her akşam caddenin köşesinde beş liraya kitap satan kız bu akşam yoktu, dershanedeki hocalarla beraber yürüdüm, engin hoca namaz kılarken rekât başı bir öğrencinin sorduğu soruları kafasında hesapladığını anlattı, çok kutsal bir günahtı gülümsedim, bana gdolu mısır ısmarladılar, mısır satan kadın diş hekimliğini bıraktığını söyledi ama sırpça, rusça, makedonca, arapça falan biliyormuş ilk kez kültürlü biri mısırıma ketçap döktü, bankta oturan kedinin yanına sokuldum, tüylerinin mısıra dökülme ihtimalini hesapladım ama düşünmedim, bu hareketimi içten buldu ve bana güvendi, saat akşam sekiz olduğu için tek dönmeme babamın içi el vermedi, durakta, o soğukta beni bekledi, ben kediyi severken geç kaldım ama beni görünce hiç beklememişçesine gülümsedi, eğer durumumuz olmasaydı limon satar yine okuturdum seni diyişi aklıma geldi, duygulandım ve gülümsedim, alt geçitteki merdivenleri zar zor çıkıyordu, bu kadar çabuk yaşlandığı için ona sinirlendim, eve geldim ve kahve yapamadım, ders çalışacaktım çalışamadım, günün nasıldı diye sorarsan aynıdan farklı değildir alacağın cevap ama sen bu akşam da bana hiçbir şey sormadın.
Anonymous asked:
değilimdir belki de